






|
||
![]() |
TERÖRSÜZ TÜRKİYE’NİN OLMAZSA OLMAZ ŞARTI, TÜRKİYE’NİN EBED MÜDDET VARLIĞININ BÜTÜNLÜĞÜNÜN KORUNMASIDIR | |
| Halis Özdemir / Gazeteci - Yazar - Program Yapımcısı | ||
TERÖRSÜZ TÜRKİYE’NİN OLMAZSA OLMAZ ŞARTI, TÜRKİYE’NİN EBED MÜDDET VARLIĞININ BÜTÜNLÜĞÜNÜN KORUNMASIDIR
Peşinen ifade etmek isterim ki; Ancak, daha önce detaylı bir şekilde birkaç defa yazdığım ve tehlikelerine işaret ettiğim bakanlar kurulu kararını ve buna bağlı gelişmelerin akıbeti son derece önemlidir!
2-Bu anlaşmanın gene dönemin Merhum Ecevit ve Bahçeli koalisyonu tarafından 2000 yılında BM ile de imzalanması, 3-Ve anlaşmalar gereği gene AK Parti hükümeti tarafından 2003 yılında da gerek AB gerek BM ile yapılan anlaşmaların TBMM’de “ikiz yasalar” namı ile maruf yasal düzenlemelerinin de AKP, CHP, MHP oyları ile onaylanması ve bu anlaşmaların hiç gündeme getirilmeden, daha önce AB, BM ile yapılan anlaşmalar “ikiz yasalar” ve verilen taahhütlerin akıbeti bilinmeden… Bu anlaşmalar iptal edilmeden, Terörsüz Türkiye süreci yürütülmemeli ve KANUNİ DÜZENLEME VE ANAYASA DÜZENLEMESİ YAPILMAMALIDIR! Gelinen durum bize “testi kırılmadan” hatırlatma ve uyarı sorumluluğu yüklemektedir. Bakınız; Terörsüz Türkiye’nin Mayınlı Yolları başlıklı makalemiz belge ve bilgileri içermektedir. Devlet ricaline gönderilmiştir. Öncelikle bunun bilinmesi ve yazının da buna göre değerlendirilmesi faydalı ve hakkaniyetli olacaktır. Türkiye’de herkes eşit yurttaştır.
Etnik kimliği ile muamele görmez. TBMM’de etnik köken itibarıyla kaç “Kürt” milletvekili var? Veya “Kürt” belediye başkanı, asker veya bürokrat var? İstanbul’da Türkiye’nin her yerinde eşit şartlarda yaşamıyorlar mı?
1-Sayın Bahçeli’nin; “…..PKK silah bıraktı mı bıraktı. ….sözünde durdu mu durdu” dedikten sonra, “…Anadolu huzura, PKK kurucu önderinin umut hakkına kavuşana, Ahmetler göreve Demirtaş evine…dönene kadar kararımız tamdır….” dedikten sonra, 2-“Umut Hakkı” denilen uygulamadan adı geçen terörist başı ve silah arkadaşlarının da yararlandırılmaları talep edilmekte olduğu anlaşılıyor! Katil Apo’nun “… her gün asker öldürüyoruz…” diye övündüğü silah arkadaşları eyleme katılanların da “umut hakkından” yararlandırılacağını düşünmüyoruz! Daha önce ifade edildiği gibi dağa kaçırılmış silahlı eylemlere katılmamışlar için uygulanacak görünüyor. 3-Daha düne kadar;
4-Anadolu’nun huzuru “…. Bebek katilinin -umut hakkı- kullanmasına, PKK’ya yardım ve yataklık ettikleri için belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan, “…. Ahmetler göreve” “Demirtaş’ın yuvaya” dönmesine bağlanmamalıdır. Böyle bir karar millet vicdanında derin yaralar açacaktır. Milletin sessizliğini vakarını koruması devletine ve yöneticilerine güvenmesinden, akla ziyan işler yapılmayacağına inanmasındandır. 5-Ayrıca;
6-Bu konuşmalar “devlet aklı”, “büyük tecrübe” “elini taşın altına koydu”, PKK’nın elinden argümanlarını aldı, terör bitsin Türkiye’nin önü açılsın gibi tarif ve savunma getirilmektedir. Keşke “devlet aklı, büyük tecrübe, elini taşın altına koyma…“ gibi mazhariyetler seçimlerden önce gösterilseydi de vatandaşlarımız da demokratik hakları olan oy kullanma tercihlerini buna göre belirlemiş olsalardı! Böylelikle de kimse siyasi bedel ödemek zorunda kalmazdı. 7-Bu arada anlamaya çalışanlar veya öneride bulunanların ağzına biber sürülmeseydi. En azından “… PKK kurucusu önder bebek katili Apo’ya ve Demirtaş’a, Ahmetlere” gösterilen yumuşak dil teröre karışmamış sadece durumu anlamaya çalışan vatandaşlara karşı da kullanılabilseydi de “zehirli dil, alçak… “ gibi akıllara durgunluk verecek sözler sarf edilmeyip, “terörsüz Türkiye”ye, barışa karşı oldukları hükmü verilerek ötekileştirilmeselerdi! Bu durum hep böyle oldu!
8-Karşı duruş gösterdiklerinde de, “…Umut hakkı” dediklerinde de. 9-Ayrıca süreci sorgulayanları Terörsüz Türkiye sürecine, Türkiye’nin önünün açılmasına karşı olmakla itham etmek de büyük haksızlık değil mi? Türkiye’de terör isteyenler sadece yerli ve yabancı Türkiye düşmanlarıdır! Teröristlerdir.
PKK’nın bebek katili terörist başı, “… kurucu Önderi…” dışarı çıkacak belki de TBMM’ye girdirilmek mi isteniyor? 10- “…Anadolu’nun huzuru…” Bebek katilinin salıverilmesine, PKK’ya yardım yataklıktan görevden alınan, Ahmetler’in göreve dönmesine, onlarca kişinin ölümünden sorumlu tutulan Demirtaş’ın evine dönmesine, kırk yıldır devlete millete ve hatta bölge halkına kan kusturan teröristlere verilecek “umut hakkına” bağlanması beklenmemelidir. 11-Daha önce devletin en üst makamı; ”…katili af yetkisinin maktullerin/mağdurların yakınlarına ait olduğu…” yönünde açıklamalarla esasen bu işin sınırlarını belirlemiş olduğunu düşündürmektedir. 12-Cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında Sayın Kılıçdaroğlu vatandaşlara taahhütleri arasında; Diyarbakır’da dile getirdiği “özerklik” vaadi, seçim ortağı Sayın Babacan’ın ise; ”…anayasanın değiştirilemez maddeleri değiştirilebilmeli, Türk devleti ve Türk tarifi yeniden yapılmalıdır…” gibi beyanatlara Milletten gereken cevabı almadılar mı? Madem seçim vaatlerinizde Umut Hakkı /“…Kurucu Önderi”/bebek katilini Meclise davet yok! Referanduma gidilsin ve kararı millet versin! 13-Anadolu’nun huzurunun bağlandığı “umut hakkı” dahil yapmak istediklerinizi seçimlerde halka söylenmediğine göre bugün “…sırtını dağa yasladığını alenen ifade eden, PKK’nın siyasi organizesi…” denilen DEM ile ittifakla bu konuda kararlar alınması halkın vicdanında yer bulamayacaktır. Barış halkın vicdanında yer bulmalıdır. 14-Daha önce; ”…PKK ve siyasi ayağı ile herhangi bir pazarlık yok, anlaşma yok..” diyerek “Terörsüz Türkiye” süreci başlatılmıştı! Bu beyanları doğru kabul ettiğimize göre, Terörsüz Türkiye için tek şart vardır o da; 15-TBMM raporundaki bazı cümleler ile ilgili bizim de katıldığımız çekincelerimiz; “yerel öz yönetim” “Yerel Öz Yönetim”; Özerklik ve eyalet kapısını aralayacak tarifler kabul edilemez! “Türkler ve Kürtler” İFADESİ: DEVLET AÇISINDAN SORUNLUDUR 16-Bütün yazılan konuşulanlara rağmen, TBMM’nin şehitleri ve ailelerini incitmeyecek kararlar alacağına, Vesselam.
|
||
| Etiketler: TERÖRSÜZ, TÜRKİYE’NİN, OLMAZSA, OLMAZ, ŞARTI,, TÜRKİYE’NİN, EBED, MÜDDET, VARLIĞININ, BÜTÜNLÜĞÜNÜN, KORUNMASIDIR, | ||
|