Haber Detayı
16 Mayıs 2026 - Cumartesi 16:37
 
MHP Tabanı Nereye Yelken Açtı? Bahçeli’nin Rotası Ak Parti’nin İktidar Geleceği
MHP TABANI CHP’YE Mİ KAYIYOR? AK PARTİ İÇİN YOLUN SONU MU? MHP seçmeni gerçekten yön mü değiştiriyor? “AK Parti gitsin” düşüncesi tabanda ne kadar yaygın? Bahçeli yeni bir siyasi manevraya mı hazırlanıyor? Gerekirse CHP adayına destek verir mi? 50+1 sistemi AK Parti’yi MHP’ye mahkûm mu etti? Bu denge bozulursa iktidar değişir mi? CHP gerçekten iktidara mı yürüyor? Yoksa bu sadece geçici bir siyasi dalga mı? Kararsız seçmen ve milyonlarca “ev genci” seçim sonucunu belirler mi? Küçük partiler neden yükselmiyor? Seçmen neden alternatiflere yönelmiyor? Türk siyasetinde ezberler mi bozuluyor? Tüm bu soruların cevabı tek bir yerde gizli: Sandıkta…
GÜNDEM Haberi
MHP Tabanı Nereye Yelken Açtı? Bahçeli’nin Rotası  Ak Parti’nin İktidar Geleceği

MHP Tabanı Nereye Yelken Açtı? Bahçeli’nin Rotası

Ak Parti’nin İktidar Geleceği
 

Geçtiğimiz hafta “Erdoğan’dan sonra Erdoğan” başlıklı makalemizde, Ak Parti’nin Genel Başkan senaryolarını gündem etmiştim.

Şimdi Ak Parti’nin iktidar yolculuğuna dair yol haritasını gündemimize alıyoruz.


Bu değerlendirmeler yapılırken Sayın Erdoğan’ın 1994 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye seçimleri başta olmak üzere katıldığı bütün seçimleri kazanma stratejik başarıları ile tartışılmaz bir “siyasi deha” kabul edilmesi, seçim planları ve atraksiyonları unutulmamalıdır. Bu hatırlatmayı yaptıktan sonra aşağıdaki değerlendirmeleri yapalım.


Sayın Erdoğan’ın siyasi başarılarına rağmen, Ak Parti iktidarının sonuna mı gelindi?

Bu sorunun cevabı sadece Ak Parti’nin siyaset yolculuğuna bağlı değildir. Türkiye’nin 50+1’e mahkum edilmesi önemli eşiktir. Dolayısı ile Ak Parti iktidarını ve Cumhurbaşkanlığı seçimi MHP’nin cumhurbaşkanı adayı tercihine ve duruşuna bağlı olduğu gibi MHP’nin kendi seçmenlerini domine edebilmesine de bağlıdır.

Bu iki parti 50+1 zorunluluğu dolayısı ile adeta “ikiz kardeşler” durumuna gelmişlerdir.


Durum madem böyledir. O halde MHP seçmeni hangi oranda rotayı nereye çevirmiştir? Ona bakmamız lazım.


Geçtiğimiz günlerde bir dost meclisinde çoğunluğun MHP’li ülkücülerden oluşması çok ilginç bir sohbete kapı araladı. Üniversite yıllarından itibaren Ülkücü olan bir prof. akademisyen;
”…bu iktidardan kurtulmak için ideolojik takıntıları bir kenara bırakmalı ve CHP’yi desteklemeliyiz…” dedikten sonra orada bulunan, MHP’de geçmişte önemli görevlerde bulunan başka bir prof. akademisyenin de bu görüşlere katılması, hatta orada bulunan MHP’lilerin bu görüşlere katılması sonrasında kendilerine;
”… sizler 1980 öncesi birbirlerine kurşun atanlar değil misiniz? CHP’ye oy vermeniz ve CHP’yi desteklemeniz için motivasyonunuz nedir?” diye sordum.


Cevaplarında ilginç birtakım gerekçeler ileri sürdükten sonra
”… bunlar gitmeli. Bunun yolu CHP’yi geçici olarak desteklemekten geçer…” diye cevap verdiler.

İşin ilginç yanı orada bulunan milliyetçi, MHP’ye gönül vermişlerin bu öneriyi içselleştirmiş olmalarıydı.
Görünen yol klavuz istemez,

Anlaşılan o ki MHP’li emektar bazı seçmenler, MHP’yi desteklemeyi bıraktıkları gibi Ak Parti’ye olan desteklerini çekmişler, CHP’ye yelken açmışlardır.


Peki MHP Yönetimi ve Bahçeli’nin rotası nereye evrilmiştir?
Konuşulanları şöyle özetleyebiliriz.
“CHP’nin cumhurbaşkanı adayının eski ülkücü yeni CHP’li Mansur Yavaş olması Bahçeli’ye kolay hareket alanı açacaktır.” Diyenler.
Her nasıl olursa olsun, “Sayın Erdoğan’ın kaybedeceğini anlaması halinde de Sayın Bahçeli’nin CHP’nin adayını destekleyeceği”ni iddia edenler.


Bu iddialar Sayın Bahçeli’nin siyasi atraksiyonları/keskin virajları, kendisi halkındaki iddialara “olmaz olmaz” denilemeyeceği de bizatihi Bahçeli’nin siyasi yolculuğundan okumak mümkündür.
Kim inanırdı ki, “…Önder Öcalan mecliste konuşsun… Öcalana statü…” gibi teklifler sayın Bahçeli tarafından dillendirilsin!? Nereden nereye!
Efendim, “… terörsüz Türkiye…” Terörsüz Türkiyeyi kim istemez ki!? Değil mi?
Ama nasıl?

Hangi şartlarda?


Sonuç; “Devlet” Bahçeli’nin görüş ve ifadeleri, “Devlet Aklı” olarak sunuldu.
Görüşler, Devlet Bahçeli’nin görüşleri miydi? “Devlet Aklının” görüşleri miydi?
Hep birlikte çok yakın zamanda elbette tüm çıplaklığı ile anlaşılacaktır.
Türk Devleti büyük devlettir. “Türk devlet aklı” da tarihten süzülmüş birikime sahip büyük tecrübe ve devlete bağlılığı ifade etmektedir.


Sonuç olarak görünen o ki bir kısım MHP seçmeni CHP’ye “tornistan etmiş” görünüyor.

Birçoğuna göre de, ”Sayın Bahçeli de “tornistan” için zamanını beklemektedir.”
Olur mu olur! Ne dersiniz?


Daha önce cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP, MHP nin ittifak yaptığını,
“Ekmekçi Ekmeldin“i hatırlatırım.


Peki bundan sonra ne olabilir?


Türkiye’de siyasi partilerin tuz buz olduğu gerçeğini gözardı etmeden irili ufaklı partiler üzerinden değerlendirelim.


Yüzde üç/dörtlere takılmış YRP!


YRP, Yeniden Refah Partisi Türkiye’de teşkilatlanma bakımından çok yaygın, halkın kabulünü kazanmayı başarmış, üye sayısı itibarı ile üçüncü sıraya gelmiş, Genel Başkan Sayın Fatih Erbakan halk nezdinde kabul görmüş olmasına ve hali hazır “kararsız seçmenin yüzde 34’lere gelmesine rağmen partinin oy oranı anket şirketlerine göre yüzde 3-4’lerde seyretmesi parti yetkililerinin kendilerini çok ciddi olarak tahlil etmelerini, seçmenin kendilerine yönelmemesinin sebeplerini “canlarını acıtsa da” açık yüreklilikle değerlendirmelerini zorunlu kılmaktadır.


Bunu yaparken, SP’nin CHP ile ittifakı gibi, seçmenin hışmını çeken bir hataya düşmeden tedbirler geliştirmelidirler. Aksi halde seçmenin kaale almadığı partilerin durumu ortadadır.


SP, Saadet Partisi uzun süreli CHP ittifakı ile “mahalle seçmeni”ni küstürdüler. Seçmenle aralarındaki küskünlüğü aşıp aşamayacaklarını
bakıp göreceğiz. Şayet mahalle seçmeni ile barış sağlayamazlarsa siyasal başarıları yerinde saymaya devam edecektir. TBMM’de milletvekillerinin üstün performans göstermelerine rağmen SP’yi bu anlamda zor günler beklemektedir.


İYİ parti, Anahtar partileri muhtemelen ittifak ile kendilerine parlemento yolu açacaklardır.
Gelecek, Deva partilerine gelince; Kurulacağı konuşulan Abdullah Gül’ün adının geçtiği parti bünyesine veya SP-YRP ile ittifak arayışlarına gireceklerdir. Sonucu ne olur, başarı şansları nedir kestirmek zor!


CHP’ye gelince;


CHP, MHP, DEM Parti olağanüstü gelişme olmazsa iddialara göre muhtemelen seçimlere birlikte katılacakları konuşuluyor! Tabi CHP’de bir bölünme yaşanmazsa! MHP’nin bu ittifakta işi yok diye düşünenlere gelince, MHP bu ittifakta olsa da olmasa da görünen o ki, MHP tabanı CHP yolunda yol almaktadır. Bu durumu Ankara belediye seçimlerinde Mansur Yavaş’a destekleri ile fiilen yaşadık!


Bu arada Ak Parti-DEM ittifakı da “olmaz olmaz” görünmemektedir. İhtimal dahilindedir. Ancak burada da DEM parti seçmeni partilerinin aksine tavır alacağı konuşulmaktadır.


Yani çarşı karışık!
Ortalıkta parti mensubiyeti kalmamış görünüyor!


Ee o halde sonuç ne olur?


“Olağanüstü bir durum olmaz, CHP bölünmezse CHP koşar adım iktidara yürüyor!” diye düşünenler ve umutlanan CHP yönetimi haklı çıkar mı?

Efendim seçmen, İHA’ları SİHA’ları otobanları, hizmetleri görmüyor mu? Belediyelerde olanları, CHP’li belediyelerde olanları görmüyor mu? Görüyor. Görmez mi? Göre göre bile bile “CHP’ye koşuyorlar.” Sebeplerden birisi bu bağlamda partiler arasında fark görmemeleri, “yok birbirlerinden farkları” diye düşünmelerindendir. Bu yaklaşım partileri eşitliyor!


Hiç aklınıza gelir miydi 1980 öncesi birbirlerini kırıp geçirenler bugün, “Ak partiden kurtulmak” gerekçesi ile CHP’yi desteklemenin zorunlu olduğunu düşünecekleri?


Tekrar YRP ve SP’ye dönecek olursak! Bu gidişle halkın alternatifi arasında değiller.

-Halkı ve beklentilerini doğru okumaları zorunludur.
-Birlik ve beraberliği sağlamalılar
-Milli Görüş iddiası Milli Görüş’ün yakınından uzağından geçmemişlerle olmaz! Açılım saçılım işini önce ANAP, sonra Ak Parti gerçekleştirmiştir. Ancak her iki parti de ideolojik iddia ile seçmen karşısına çıkmamışlardır. Unutulmasın ki vatandaşlar kim kiminle ve kim kimdir biliyor! Vatandaşın tanıdığı bildiği ve hakkında hükmünü verdiği siyasetçiler sizin partinize katıldılar, üst yönetime getirildiler diye vatandaş nezdinde aklanmazlar!
Vatandaşın ferasetini görmemezlikten gelenler aldanırlar. Hep aldanmışlardır.
Vatandaş cevabını ve kararını sandıkta vermektedir.


Bugünkü şartlarda görünen o ki, “Ak Parti için yolun sonu görünüyor.” diye düşünenler çoğalıyor!

Bu arada beş milyonu bulduğu ifade edilen “ev genci” olgusunun eve hapsolmuş işsiz gençlerin ailelerine sosyal ekonomik etkilerinin siyasal sonuçlarını ve seçmenin üçte birine tekabül eden, yüzde 34’lük kesimin kararsız seçmen olmalarını akıldan çıkarmamak gerektiği gibi, “siyasette bir hafta çok uzundur!” her şey olabilir gerçeğini unutmamak gerekir.

Türk milleti uçak ve savunma sanayiinde gelinen noktayı da, geçmişte CHP idaresindeki Türkiye’de başta Vecihi Hürkuş olmak üzere savunma sanayiinde Nuri Killigil’in hayatına malolan engellemeleri de bilmektedir.
Milletin feraseti neye karar kılacak? Bakıp göreceğiz.


Siyasi partileri zorlu süreçler beklemektedir. Hiçbir partinin yolu açık görünmemektedir.


Gaibi Allah bilir. Bizimki görünenleri okumaya çalışmaktır.
Aslolan soğukkanlılıkla olanları okumak ve tedbir geliştirmektir.

Muradımız,

Vatanımız, milletimiz hayrına işler ve sonuçlar olmasıdır.
Olanda hayır olmasıdır.

Görelim Mevlam neyler, neylerse güzel eyler!


Vesselam

YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN

Halis Özdemir / Gazeteci - Yazar - Program Yapımcısı Erdoğan’dan Sonra

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: MHP, Tabanı, Nereye, Yelken, Açtı?, Bahçeli’nin, Rotası, , Ak, Parti’nin, İktidar, Geleceği,
Yorumlar
Haber Yazılımı