






|
||
| Kurucu Değerler: 1921 mi, 1924-1937 mi? | ||
| Türkiye’de “kurucu değerler” tartışması yeniden gündemde. İlahiyatçı, yazar, eğitimci Ahmet Ziya İbrahimoğlu'nun hazırlamış olduğu yazıdaki belgeler ve referanslardaki bilgiler ile 1920–1923 arasındaki Birinci Meclis dönemi ile 1924–1937 arasındaki anayasal ve hukukî dönüşümler karşılaştırılıyor. Belgeler ışığında hazırlanan çalışma, erken dönemde dinî referansların belirgin olduğunu; 1924 sonrası reformların ise devletin istikametinde köklü bir değişime işaret ettiğini savunuyor. Tartışma, şahıslar üzerinden değil, “kurucu ruh”un hangi tarihsel zemine dayandığı sorusu üzerinden yürütülüyor. İşte ayrıntılar!... | ||
| GÜNDEM Haberi | ||
![]() |
||
| |
||
"Kurucu Değerler: 1921 mi, 1924-1937 mi?
Türkiye’de “kurucu değerler” denildiğinde çoğu zaman 1924 sonrası devlet nizamı esas alınmakta; 1920–1923 arası devre ise tali veya geçici bir safha gibi sunulmaktadır. Oysa tarih ilmi, bir devletin kurucu ruhunun en berrak hâliyle kuruluş safhasında tecelli ettiğini göstermektedir. Temel sual şudur: Başlangıçta savunulan değerler sonradan terk mi edildi? Bu soru bir şahsı hedef almaz; kurucu istikameti belgelerle tespit etmeye yöneliktir. Mesele şahsî değil, tarihîdir.
I. Milli Mücâhede mi, Milli Mücadele mi? Osmanlı Türkçesinde “mücâhede”, din uğruna gayret, cihadî seferberlik anlamı taşır¹. Birinci Meclis devrinde (1920–1922) “Milli Mücâhede” terkibi sıkça kullanılmış; hutbelerde, bildirilerde ve dönemin basınında dinî meşruiyetle irtibatlıdır².
M. Kamal Paşa’nın Nutuk’unda da bu ifade geçer:
“Yaptığı Milli Mücâhede ile Yeni Dünya’nın da hürmetini kazanan Türkiye.”³ Bu kullanım, Anadolu halkını işgale karşı dinî meşruiyet çerçevesinde seferber etmek için sistematik bir araçtır. Sonraki tarih anlatımında “Milli Mücadele”nin yerleşmesi, basit bir dil sadeleşmesi değildir. Aynı dönemde dinî çağrışımlı birçok kavram sistemli biçimde metinlerden çıkarılmıştır⁴. Bu durum, zihnî istikamet farkını gösterir.. II. 1921 Teşkilât-ı Esasiye Kanunu ve Hâkimiyet Meselesi 1921 Anayasası’nın 1. maddesi şöyle der: “Hâkimiyet bilâ kayd ü şart milletindir.”⁵ Meclis müzakerelerinde zaman zaman “Hâkimiyet-i Milliye” ifadesi kullanılmışsa da, anayasa metnindeki ibare “Hâkimiyet”tir. İslam akaidine göre mutlak hâkimiyet Allah’a aittir. Milletin hâkimiyeti, Allah’ın hükümlerini tatbik etmekle sınırlıdır. Birinci Meclis zabıtları ve hutbeler incelendiğinde, hâkimiyet anlayışı şer‘î hükümleri tasfiye değil, tatbik etmek üzerine kurulmuştur⁶. Kaynaklar incelendiğinde Meclis’in vazifesi açık: Şer‘î hükümleri tatbik etmek, tasfiye etmek değil. III. 1921 mi, 1924 mü Kurucu Esas?
1921 Anayasası kısa, çerçeve bir metindir; hilâfet muhafaza edilmiş, dinî referanslar korunmuştur.
1924 Anayasası sonrası köklü değişiklikler şunlardır:
|
||
|
||
| Etiketler: Kurucu, Değerler:, 1921, mi,, 1924-1937, mi?, |
|
|
||
|





