Haber Detayı
26 Şubat 2026 - Perşembe 23:41
 
Erbakan’ın Vefat Yıldönümünde Milli Görüş Tartışması Yeniden Alevlendi
Gazeteci-yazar Halis Özdemir’in kaleme aldığı yazıda, Necmettin Erbakan’ın vefat yıldönümü vesilesiyle Milli Görüş hareketinin tarihsel süreci ve yaşadığı bölünmeler ele aldı. Özdemir, Milli Görüş çizgisinin Milli Nizam Partisi’nden başlayarak Refah Partisi, Fazilet Partisi ve Saadet Partisi’ye uzanan serüvenini hatırlattı. 28 Şubat sürecine ve Refah-Yol hükümetinin sona erdirilmesine dikkat çeken Özdemir, hareket içindeki “yenilikçi” ayrışmanın ardından Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurulmasını Milli Görüş açısından bir kırılma noktası olarak değerlendirdi. Yazıda ayrıca Yeniden Refah Partisi’nin kuruluşuna ve hareket içindeki yeni ayrışmalara değinilerek, Milli Görüş’ün yeniden birlik sağlayıp sağlayamayacağı sorusu gündeme taşındı. İşte çok tartışılacak o yazı!...
GÜNDEM Haberi
Erbakan’ın Vefat Yıldönümünde Milli Görüş Tartışması Yeniden Alevlendi

 

Efsane Lider Erbakan’ın Ölüm Yıldönümü ve Milli Görüş Yolculuğu

Milli Görüş Gemisi Su Almaya Başlayınca

 

Merhum Erbakan’ın vefat yıldönümü. Erbakan Türkiye’de ve hatta dünyada Milli Görüş hareketini başlatmış, halkı Müslüman ülkelerin yöneticilerini “siyonizme ve siyonizmin faaliyetlerine” karşı uyarmış, farkındalık oluşturmuştu. Parlamentoya adımını atar atmaz Koalisyon hükümetinde yer almış ve koalisyon ortağı dönemin Başbakanı merhum Ecevit’in yurt dışına çıkmasını fırsat bilerek 1974’de Kıbrıs Barış Harekatını başlatmış, daha sonra ise Türkiye’de sanayileşme hareketini başlatmış iki yüz ağır sanayi tesisinin bazıları hükümette iken hayata geçmiş bazıları ise zamanla hayata geçmiştir. Savunma sanayii ile ilgili kurduğu şirketler bugün dünyanın en büyük silah üreten şirketleri olmuşlardır.
Türkiye’de mücadelesi çok defa engellenmek istenmiş partileri beş defa kapatılmış bu da yetmemiş partisi bölünerek siyaset sahnesinde etkisizleştirilmek istenmiştir.


Erbakan efsane başbakanlık döneminde, İMF’yi ülkeden kovmuşD8’i kurmuş “yeni bir dünyanın kuruluşunun” temellerini atmıştır. Başbakanlığı döneminde iç ve dış borç toplam 110 milyar dolar teslim almış 109 milyar olarak teslim etmiş iç ve dış borç almada DENK BÜTÇE yapmıştır.
Erbakan siyasi görüşünü MİLLİ GÖRÜŞ olarak ifade etmiş ve siyaseti Milli Görüş eksenli olarak “ADİL DÜZEN” i kurmak hedefi ile hareket etmiştir.
Halkı Müslüman ülkelerin yönetici, toplum önderi, akademisyen ve alimleri ile toplantılar yapmış, onları adeta eğitmiştir. Bu toplantıların hemen tamamına yakınında şahsen bulunmuştum. Bu vesile ile pek çok devletin, devlet başkanı ve yetkilileri ile bire bir konuşma fırsatım olmuştur.


Bu konuları “Erbakan’la Yolculuğum” kitabımda detaylı olarak anlattım.


Erbakan;
MİLLİ NİZAM PARTİSİ,
MİLLİ SELAMET PARTİSİ, FAZİLET PARTİSİ,
REFAH PARTİSİ,
SAADET PARTİSİ
Olmak üzere partiler kurmuştur. Bütün engellemelere rağmen küllerinden yeniden doğmuş azimle vefatına kadar mücadelesini sürdürmüştür.


Allah gani gani rahmet eylesin.

 

Erbakan’ın ölüm yıldönümü aynı zamanda, 28 Şubat’ın da yıl dönümüdür. 28 Şubat’la ilgili tek soru soracağım. Erbakan’ın önünü kesenler bugün vicdan azabı çekiyorlar mı? Pişmanlık duyuyorlar mı? Başka soruya gerek yok!
Pişmanlık duymuyor kendilerini sorgulamıyorlarsa ya külliyen cahiller veya hainler. Başka ne diyebiliriz?

 

Türkiye’den efsane bir siyasetçi geçmiştir.

Milli Görüş Gemisi Su Almaya Başlayınca

Erbakan’ı siyaset sahnesinde yenemeyenler başka oyunlar kurdular.

 

Milli Görüş’ün siyasi kimlikle ifade edilmeye başlanması Merhum Erbakan’ın 1969 yılında çıktığı siyaset yolculuğu ile başlamış, Milli Nizam Partisi’nin kapatılması sonrası kurulan Milli Selamet Partisi ile vücut bulmuştur. MSP’nin 12 Eylül 1980 askeri müdahalesi ile kapatılmasının ardından siyaset yasağı kalktığında Refah Partisi adı ile tekrar meydanlara çıkmıştır.

 

Milli Görüş’ü bizzat Milli Görüş lideri Merhum Erbakan Hocamız özetle; “milletin asli görüşü, Sultan Alparslan’ı Alparslan yapan görüştür” diyerek veciz bir tarifle ifade etmiştir.

 

Refah Partisi 19 Temmuz 1983 yılında Ahmet Tekdal başkanlığında kurulmuş, Erbakan, 1987 yılında siyasi yasağının kalkması ile genel başkanlığa seçilmiştir. 1995 seçimlerinde parlamentoya birinci parti olarak girmesi ile Merhum Erbakan Başbakan olmuş efsane hizmetler yapmış, denk bütçe ve havuz sistemi emekli ve çalışanlara verdiği zamlarla halen akıllara kazınmıştı.


Refah-Yol Erbakan hükümetini yıktılar. Akabinde ise;
RP 16 Ocak 1998 yılında kapatılmıştır.

 

Milli Görüş gemisi tam da 1995 seçimlerinde “yenilikçilerin” baskısı ile “açılım” başlatılmış, partiye Boğaz’ın şampanya partisi hanımı Nazlı Ilıcak, Nevzat Yalçıntaş, Cemil Çiçek, Abdülkadir Aksu gibi ANAP kökenli, ANAP’ta geleceği kalmamış adeta partilerinden dışlanmış kişiler RP listelerinden meclise girmiş parti içinde sayın Abdullah Gül ve arkadaşlarının öncülüğünde önce “yenilikçi” akımı başlatılmış RP 16 Ocak 1998 yılında kapatılması sonrasında kurulan Fazilet Partisi’nde ise; Yenilikçi hareket Abdullah Gül ismi ile Genel Başkanlık yarışına girmiş, Milli Görüş’ün bölünmesinin yollarının taşları döşenmiştir! Abdullah Gül ve ekibi partiyi ele geçiremeyince genel başkanlığı kazanamayan yenilikçiler Ak Parti’nin kuruluş çalışmalarına başlamış, Milli Görüş hareketi omurgasından adeta kırılmış büyük bölünme yaşanmış, bu tarihten sonra Milli Görüş gemisinden ayrılanlar her ne kadar AK Parti Başkanı Sayın Erdoğan Milli Görüş gömleğini çıkardıklarını ilan etse de seçmen bu açıklamayı “takıyye” olarak değerlendirmiştir.

 

Milli Görüş gemisinden ayrılan milli görüşçüler ayrılıklarla gemiyi küçültmüşler ve adeta milli görüş “KAYIK”larına dönüştürmüşlerdir.

 

Milli Görüş hareketi Ak Parti’ye adeta bütün müktesebatını, belediye başkanları, milletvekilleri, teşkilat yöneticilerini taşımıştı.


Fazilet Partisi’nin de kapatılması ile Saadet Partisi kurulmuştur. Refah Partisi’nde boş durmayan Yalçıntaş gibi isimler Saadet Partisi’nde Genel Başkan olan Numan Kurtulmuş’a, bizzat kulaklarımla duyduğum telkinlerini sürdürüyorlardı. Bir iftar sofrasında Numan Bey’in bir yanında ben diğer yanında Yalçıntaş oturuyordu. Yalçıntaş Üniversite’de Numan Bey’in hocalığını yapmış. İftar sırasında Numan Bey’e hitaben, Erbakan Hoca’nın yakın çalışma arkadaşlarından bahisle “…dinazorlardan kurtul…” önerisinde bulunmuştu. Süreç Numan Kurtulmuş’un Saadet Partisi’nden ayrılarak Has Parti adında bir parti kurması ile ikinci bir ayrılığı getirmişti. Ancak şunu unutmamak gerekir ayrılık tek taraflı bir eylem değildir. Ayrılığın fitilini ateşleyen, ayrılığa zemin hazırlatılan durumların da ibret alınması için değerlendirilmesi hem hakkaniyet hem de ders alınması için fırsattır.


Has Parti kurulmuştu kurulmasına da kısa ömürlü olmuş, millet nezdinde dikkate alınmadığı için başarısız bir girişim olarak partiler mezarlığında yerini almıştır. (Bu konuyu teferruatlı olarak; “Erbakan’la Yolculuğum” kitabımda ve makalelerimde daha önce yazdım.)

 

Milli Görüş Hareketi siyasi organizasyonu küçüldükçe küçülüyor bölündükçe bölünüyordu.


Milli Görüş lideri Erbakan Hocamızın ahirete irtihali ile Saadet Partisi bir bölünmenin daha eşiğine gelmişti. Bölünmemesi, birliğin sağlanması konusunda şahsen benim gayretlerime elbette başkaca da emek verenler olmasına rağmen bölünmenin önüne geçilemedi. Bu defa da Yeniden Refah Partisi Merhum Erbakan Hocamızın oğlu Sayın Dr. Fatih Erbakan tarafından 23 Kasım 2018 tarihinde kurulmuş oluyordu.

 

Milli Görüş Hareketi adeta parti içinden parti doğuruyordu.

 

Milli Görüş Hareketi’nin 1995 seçimlerinde “yenilikçilerin” öncülüğünde başlatılan “açılım” süreci Milli Görüş Hareketi içine bir virüs gibi girmişti.
Milli Görüş Hareketi gemisi 1995’de başlayan yol kazası sonucu su alması ile bugünlere bölünerek, küçülerek gelmiştir. Gemiyi dörde bölerseniz, dört gemi çıkmaz! Ancak dört “kayık” çıkar ve öyle de olmuştur.

 

Merhum Erbakan Hoca’nın partisi, Erbakan’ın vefatı sonrasında SP seçimlerde CHP ile bir ittifaktan diğerine giriyor başarı arıyordu.


Merhum Erbakan’ın o tarihte CHP Genel Başkanı olan Merhum Deniz Baykal arasında uçak yolculuğunda geçen diyaloğunu hatırlayacaksınız! Baykal; Erbakan’a, Karadeniz bölgesinde seçim çalışmaları sırasında ibrikle çeşmeden su götüren yaşlı bir kadına yardım etmek maksadı ile kadının ibriğini alır ve kendisini tanıtır “ben CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ım” der! İhtiyar kadın; “Ha uşağum ben o suyla abdest alacaktım şimdi o suyla abdest alınmaz” Merhum Baykal bu hikayeyi anlatır ve Merhum Erbakan Hoca’ya sorar “hocam bu durumu nasıl aşacağız?” diye.
İşte böyle bir bölgede CHP listelerinden milletvekili adayı olan SP’li adaylar bu bölgede CHP’yi ve faziletlerini anlatırlar tabi seçmen gerekli dersi vermiştir. Tabi ders alana.


SP halk üzerinde bıraktığı bu tortudan kurtulabilecek mi? Zaman gösterecek!

 

Değişmez bir gerçek var ki; Türkiye’nin Milli Görüş perspektifi ile adil düzen anlayışına ve hizmetlerine ihtiyacı vardır.

 

Soru şu; Milli Görüş Hareketi tekrar birlik ve beraberliğini sağlayabilir mi? Ülkeye hizmete kaldığı yerden devam edebilir mi?
Tabi ki şöyle bir soruyu da sizler sorabilirsiniz, “iyi de Milli Görüş diye bir görüş ve Milli Görüşe sahip insan kaldı mı?”


Bu sorunun cevabını da partilerin başkan ve yöneticileri versin!
Ayrıca Merhum Erbakan’ın Milli Görüş Hareketinin bölünme sürecini başlatan “yenilikçi” ve “açılım” hareketinin sonuçlarından çiçeği burnunda Milli Görüş liderleri ders çıkaracaklar mı?


“Yola çıktıklarını, yolda bulduklarına değişirsen; hem yolunu kaybedersin, hem dostunu.”


Yol arkadaşlarını uzak tutup yolda bulduklarına değişecekler mi? Değişirlerse akıbetleri belli! İkinci Refah Partisi vakıası yaşamaları mukadderdir.
Ne olacak, zaman gösterecek!

 

Sahi “Milli Görüş” ve “Milli Görüşçü” kaldı mı? Kaldıysa partilerinde etkileri yetkileri nedir?

 

Partiler bütün toplumu kucaklamalı kimseyi ötekileştirmemeli bu doğrudur da! Partiler ana omurgayı, karargahı, karar mekanizmasını, nereden geldiği nereye gideceği belli olmayan toplumda karşılığı olmayan geçmişi bilinmeyen gidecek yeri kalmamış adeta “sığınmacı”lardan oluşturamaz! Nereden geldiği nereye gideceği belli olmayanlar ne yapar ne yapmaz sizi de ne zaman terk eder/satar kestiremezsiniz. Yerel seçimlerde YRP bu tecrübeyi acı bir şekilde yaşamıştır. YRP’den belediye başkanı adayı yapılanların çoğu partilerinde yer bulamayan şahıslar olarak YRP’den seçildiler ve çoğu partiyi terk ettiler!


Böylelerinin sırtında yumurta küfesi yoktur!
Böyleleri ile de çetin yollar aşılmaz!

 

Büyük hedefler büyük sorumluluklar “günü kurtarmak, hele kazanalım da sonrasına bakarız” perspektifi ile inşa edilemez!

 

Yollar çetin.
Yük ağır.
Bu siklet bu yükü taşıyabilir mi?
Zaman gösterecek.
Liderler sınavda.
Türkiye’nin Merhum Erbakan Hocamız örneğinde olduğu gibi Milli Görüş iktidarına ihtiyacı var.

 

Vesselam

 

YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN
Halis Özdemir / Gazeteci - Yazar - Program Yapımcısı Akıncılar Derneği Genel Merkezinin Kapatılması

 

 

Kaynak: Editör:
Etiketler: Erbakan’ın, Vefat, Yıldönümünde, Milli, Görüş, Tartışması, Yeniden, Alevlendi,
Yorumlar
Haber Yazılımı