Haber Detayı
17 Ocak 2026 - Cumartesi 05:53
 
Dostluk
Gazeteci, Yazar Halis Özdemir, siyasi ayrılıkların dostlukları koparan bir silaha dönüştürülmesini eleştirerek, vefanın ve insani bağların parti sadakatinin önüne geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
GÜNDEM Haberi
Dostluk

Dostluk

Dost olmak zor,
Dost bulmak ondan da zor.
Dost kalmak için fedakârlık gerek,
Dost olmak için belki bir ömür gerek,
Dost olmak için muhabbet gerek, saygı gerek!

 

Dostluğun sınandığı, dostluğu taşımanın zor anları olabilir.
Dostluk sabır ister.
Dost kalmak, muhabbetin devamını ister.
Dostluğun zorluğunu, halk ozanı Aşık Veysel şu şekilde ifade etmiştir:
“Dost dost diye nicesine sarıldım
Benim sadık yârim kara topraktır.”
Dost kalmak, dost edinmek zordur!

 

Çağın insana yüklediği yaşam koşulları, sosyalite, düşünce, inanç ve siyasi farklılıklar şeklinde kendini gösterebilmekte; bir de uzun ayrılıklar dostlar arasına girebilmektedir.
 

Dostluk arasına giren en şiddetli ayrılık tohumunu ise, siyasi ayrılık ve farklılık oluşturmaktadır.

 

Bu durum hemen her kesimde etkili olduğu gibi, bizim mahallede de etkisini göstermiştir.
 

Parti bölünmeleri, ayrılığın fitilini ateşlemiştir.

Şükür ki, son zamanlarda parti ayrılığının olağan bir durum olduğu, ayrı düşenlerin de “hain” olmadığı, bir “düşünce zenginliği” olduğu anlaşılmıştır. Maalesef, “hararetli parti anlayışı” sebebiyle bu anlayış gecikmiştir.

 

Özellikle bizim jenerasyon, “laiklik” adına yapılan baskılardan kurtulmanın yolunu, mensubu olduğu partiye adeta “imanın gereği” sayılacak şekilde bağlanmakta görmüştür. Elbette, mensubu olduğu siyasi çalışmaları “Rıza-i Bari” için, vatan için, millet için, ümmet için yapmak gibi üstün değerler, motivasyon kaynağı olmuştur.

 

Bu güne gelindiğinde; siyasi ayrılıkların dostlukların önünde engel olmaması gerektiği anlaşılmıştır.

 

Dostluk çok değerlidir. Dost kalmak çok değerlidir.
 

Yakup Sucuoğlu, fedakârlığı, samimiyeti ve gayreti ile tebarüz etmiş çok değerli bir dostumuzdur. Önce “Dostluk Platformu”, sonrasında ise vakıf/dernek şekline getirdiği yapıyla, yılların emektar dostlarını siyasi duruşuna bakmaksızın “Kadim Dostlar Derneği” adı altında bir araya getirmiştir. Derneğin amblemine, Erbakan Hocamızın Konya’dan bağımsız milletvekili seçilmesi ve Milli Görüş hareketinin siyaset sahnesine girdiği tarih olan 1969 yılına atıf yapmış ve derneği geniş katılımla kurmuştur.

 

Bununla da kalmamış; Genç Dostluk, Hanımlar Dostluk oluşumlarının hayata geçirilmesine de öncülük etmiştir. Gençlerin ve hanımların bu tür sivil yapılanmalarda yer almaları çok önemlidir. Maalesef, herhangi bir vakfın veya derneğin sosyal faaliyetlerini genellikle yaş ortalaması yetmiş olan kitle takip etmektedir. Oysa birikim ve tecrübeden daha etkin yararlanacak olan genç nesillerdir. Tecrübelerden ders almak büyük bir fırsattır, çok değerlidir. Ayrıca, Gençlik ve Hanımlar, “dostluğun” gelecek nesiller arasında da devamı için olmazsa olmaz şartlardandır.

 

Dostlar bir araya gelince ne gibi etkinlikler yapabilirler? Bu kitle ne yapması gerektiğini, nasıl yapması gerektiğini bildiği gibi, dostluğun gereğini de bilirler. O tecrübeye sahiptirler; yeter ki dostluk ilişkileri, dostluk bağları korunmuş ve yaşatılmış olsun.
 

Yakup Bey’in öncülük ederek hayata geçirdiği Kadim Dostlar Derneği, Türkiye sathında her kesim tarafından örnek alınarak hayata geçirilebilir. Bir dostluk derneğinin mutlaka bir merkeze bağlı şube şeklinde olması gerekmez! Bir merkeze bağlı yapılar, çoğu zaman illerin hususi durumlarını ıskalayabilir, faaliyetlerini merkezileştirip bölgede etkinliğe zarar verebilirler. Unutulmamalıdır ki, Türkiye dernek ve vakıf açısından oldukça zengindir. Dostluk için merkeziyetçiliğe gerek yoktur!

 

Türkiye’nin her şehrinin, ilinin, ilçesinin, beldesinin öncü, emektar, saygın mensupları, tez elden harekete geçmeli; beldelerinde siyasi ayrılıkları önemsemeden, dostluğu ve kardeşliği önceleyerek yerel olarak “Dostluk Platformu” uygulaması ya da “Dostluk Derneği” kurabilirler.
 

Bu yazıyı yazmama, bir dostumun hayıflanmaları vesile olmuştur! Dostum; “… Bir müddet hasta yattım, ‘hadi duymamış olabilirler’ dedim. Babamı, annemi ahirete yolcu ettim; ‘başın sağ olsun’ demek çok mu zor?! Bir evladımı evlendirdim; ‘hayırlı olsun’ demenin bir maliyeti mi var?!… Merak ediyorum dostum, dediklerim beni ne zaman arayacaklar, ölünce mi? Merak ediyorum, ölürsem cenazeme kaç dostum gelir?!..

 

Dostlarınızın gönül koyacağı hiç aklınıza gelir mi?

 

Dost dediklerinizi unutmayınız!

Dostluk, yanında olduğunu, kendisinin her halinin dostu için önemli olduğunu hissettirmekle olur. Dernek, vakıf etkinliklerinde görüşmek, dostluk için bir vesiledir ancak yeterli değildir.

 

Değerli dostlar, dostluğunuz daim olsun.

 

Vesselam.

 

YAZARIN TÜM YAZILARI İÇİN
https://www.bncmedyahaber.com/yazar-ertelenmis-hayat-sizin-hayatInIz-degildir-1231.html

Kaynak: Editör:
Etiketler: Dostluk, ,
Yorumlar
Haber Yazılımı