Reklamı Geç
HABER DETAY
BİLİMİ VURDULAR! ABD ve İsrail'in Hedefindeki İlim Yuvası
Gazeteci-Yazar ve Program Yapımcısı Muhammet Binici, İran'ın başkenti Tahran'da İsrail ve ABD saldırılarında hasar gören Şehid Beheshti Üniversitesi Lazer ve Plazma Araştırma Enstitüsü ile Kız Öğrenci Yurdu'nda incelemelerde bulundu. Binici, savaşın yalnızca binaları değil; bilim adamlarını, öğrencileri ve insanlığın ortak geleceğini hedef aldığını belirterek, "Bombalar laboratuvarları yıkabilir ama ilmi asla susturamaz." mesajını verdi.
09 Temmuz 2026 - Perşembe 13:48
DÜNYA



Bombaların Hedefi Üniversite Değildi, Gelecekti!

Tahran’da Bilimin Hedef Alındığı Yer: Gazeteci-Yazar Muhammet Binici’den Duygusal ve Çarpıcı Gözlemler
 

BNC MEDYA HABER | TAHRAN – Gazeteci, yazar, program yapımcısı, bilişim teknolojileri ve sosyal medya uzmanı Muhammet Binici, İran'ın başkenti Tahran'da İsrail ve ABD saldırılarında zarar gören Şehid Beheshti Üniversitesi Lazer ve Plazma Araştırma Enstitüsü ile kız öğrenci yurdunu yerinde inceleyerek dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
 

Yıkılan laboratuvarların, çatlayan duvarların ve bombaların izlerini taşıyan binaların önünde konuşan Binici, savaşın yalnızca binaları değil, ilmi, bilimi ve insanlığın ortak geleceğini hedef aldığını ifade etti.
 

"Geçtiğimiz hafta bu üniversitenin nükleer tıp profesörlerinden biri evinin önünde düzenlenen suikast sonucu hayatını kaybetti. Bugün ise başka bir fizik profesörünün cenazesi kaldırıldı. Bunlar rastgele saldırılar değil; sistematik şekilde bilim adamlarını susturmaya yönelik girişimlerdir." diyen Binici, bilim adamlarının bir milletin geleceğini inşa eden en önemli değerler olduğuna dikkat çekti.
 

Üniversite kampüsünde savaşın bıraktığı izleri gösteren Binici, şu ifadeleri kullandı:
 

"Bilim adamları geleceğin mimarlarıdır. O mimarları susturmak, bir milletin yarınlarını karartmaktır. Savaş yalnızca cephede verilmez; laboratuvarlarda, üniversitelerde ve fikir dünyasında da yürütülür."
 

Bombardıman sonucu büyük hasar gören fizik laboratuvarlarını gezen Binici, lazer teknolojileri, parçacık fiziği ve nükleer tıp alanında kullanılan çok sayıda hassas cihazın kullanılamaz hâle geldiğini belirterek, asıl acının ise laboratuvarların değil, bu laboratuvarlarda görev yapan bilim adamlarının hedef alınması olduğunu söyledi.
 

Üniversitenin nükleer tıp merkezinde kanser hastalarının tedavisine yönelik radyoterapi ve nükleer görüntüleme çalışmalarının yürütüldüğünü hatırlatan Binici, bu merkezlerde görev yapan akademisyenlerin de suikastlara maruz kaldığını ifade etti.
 

"Burada insanlar silah üretmiyor; hastalara umut oluyor, insanlığa şifa arıyor. Bilimi hedef almak, insanlığın ortak vicdanını hedef almaktır."

 

Kız öğrenci yurdunda yaptığı incelemelerde de bombardımanın izlerini görüntüleyen Binici, gençlerin gelecek hayallerinin kurulduğu odaların harabeye döndüğünü söyledi.
 

"Burası gençlerin sabahlara kadar ders çalıştığı, doktor, mühendis ve bilim adamı olma hayalleri kurduğu bir yurttu. Bombalar bu binaları vurdu ama umutlarını yok edemedi."
 

Tüm yıkıma rağmen üniversitede eğitimin devam ettiğini belirten Binici, harabeye dönen kampüste ders seslerinin hâlâ yükseldiğini anlattı.
 

"Bombalar binaları yıkabilir ama ilmi susturamaz. Bugün burada dersler devam ediyor. Öğrenciler laboratuvarlar zarar görse de öğrenmekten vazgeçmiyor. Çünkü biliyorlar ki ilim, karanlığa karşı en büyük ışıktır."
 

Milli ve manevi değerlere de vurgu yapan Muhammet Binici, ilmin medeniyetlerin en güçlü mirası olduğunu belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

 

"Ecdadımız kalemin ve mürekkebin değerini her zaman en yüce emanetlerden biri olarak görmüştür. Bir milletin gerçek gücü yalnızca silahıyla değil; yetiştirdiği bilim adamı, doktoru, mühendisi ve öğretmeniyle ölçülür. İlim yuvalarına yapılan saldırılar, insanlığın ortak geleceğine yönelmiş saldırılardır."
 

Konuşmasının sonunda birlik, beraberlik ve inancın önemine dikkat çeken Binici, şu sözlerle çağrıda bulundu:
 

"Profesörler şehit edilebilir, laboratuvarlar yıkılabilir; fakat her kaybedilen bilim adamının ardından onun yolundan yürümeye ant içen yüzlerce öğrenci yetişir. İşte savaşın asla yenemeyeceği gerçek budur. Çünkü ilim, imanla birleştiğinde hiçbir güç onu yok edemez."
 

Muhammet Binici'nin Tahran'daki incelemeleri, savaşın yalnızca şehirleri değil; üniversiteleri, bilim adamlarını ve gençlerin gelecek umutlarını da hedef aldığını bir kez daha gözler önüne serdi.

İlgili Video