Reklamı Geç
HABER DETAY
Dr. Foad Azadi, Tahran'da Türk gazetecilerle buluştu: "İran hem diplomasiye hazırlanıyor hem de yeni tehdit senaryolarına karşı güçleniyor"
Tahran Üniversitesi Küresel Araştırmalar Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Foad Azadi, Türkiye'den gazetecilerle bir araya geldiği basın toplantısında İran'ın İsrail ile yaşanan savaş sonrası izlediği stratejiyi, ABD ile yürütülen diplomasi sürecini, Hürmüz Boğazı'nın önemini, bölgesel gelişmeleri ve Türkiye-İran ilişkilerini değerlendirdi. Azadi, İran'ın diplomasi kapısını açık tuttuğunu ancak olası yeni tehditlere karşı askeri ve siyasi hazırlıklarını da sürdürdüğünü söyledi.
16 Temmuz 2026 - Perşembe 01:44
GÜNDEM

İran Gerçekleri Masaya Yatırıldı


Dr. Foad Azadi, Tahran'da Türk gazetecilerle buluştu: "İran hem diplomasiye hazırlanıyor hem de yeni tehdit senaryolarına karşı güçleniyor"
 

TAHRAN – Tahran Üniversitesi Küresel Araştırmalar Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Foad Azadi, Türkiye'den gelen gazetecilerle düzenlenen basın toplantısında İran'ın savaş sonrası stratejisi, ABD ile yürütülen müzakereler, İsrail tehdidi, Hürmüz Boğazı, iç siyaset, Suriye politikası ve Türkiye-İran ilişkilerine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
 

Yaklaşık üç saat süren toplantıda gazetecilerin onlarca sorusunu yanıtlayan Azadi, İran'ın bölgesel gelişmelere bakışını ayrıntılarıyla anlattı.

 

"İran savaşı kazandı ancak tehdit sona ermedi"
 

Toplantının ilk bölümünde savaş sonrası tabloyu değerlendiren Dr. Azadi, İran'ın askeri açıdan hedeflerine ulaştığını savunarak ülkenin artık yeni bir döneme girdiğini söyledi.
 

Azadi'ye göre savaşın sona ermesi çatışma ihtimalinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor.
 

"İran bugün hem diplomatik çözüm ihtimaline hazırlanıyor hem de yeni saldırı ihtimaline karşı askeri kapasitesini güçlendiriyor."

 

İran yönetiminin iki farklı senaryoyu aynı anda yürüttüğünü belirten Azadi, diplomasi ile caydırıcılığın birlikte sürdürüleceğini ifade etti.

 

ABD ile anlaşma: "İlk günden ihlal edildi"

 

Basın toplantısında en fazla üzerinde durulan konulardan biri ABD ile yürütülen müzakereler oldu.
 

Azadi, mevcut anlaşmanın iki ülkenin birbirini tehdit etmemesini ve saldırı düzenlememesini öngördüğünü söyledi.

 

Ancak İran tarafının ABD'ye güvenmediğini belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:

 

"Anlaşmanın imzalandığı ilk günlerde bile tehditler ve saldırılar yaşandı. Dolayısıyla ABD'nin yükümlülüklerine sadık kalacağı konusunda ciddi şüphelerimiz var."

 

İran'ın yine de diplomasi kapısını kapatmadığını belirten Azadi, olumlu sonuçlanacak bir anlaşmanın hem ekonomik yaptırımların hafiflemesine hem de dış politikada yeni bir dönemin başlamasına katkı sağlayacağını dile getirdi.

 

Hürmüz Boğazı İran'ın en önemli kozlarından biri

 

Toplantıda enerji güvenliği de gündeme geldi.
 

Dr. Azadi, Hürmüz Boğazı'nın İran açısından stratejik önem taşıdığını vurgulayarak bunun yalnızca askeri değil ekonomik bir caydırıcılık aracı olduğunu söyledi.

 

İsrail'in ateşkese rağmen saldırılar düzenlediğini hatırlatan Azadi, İran'ın buna karşılık Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapatma seçeneğini gündeme getirdiğini ifade etti.

 

Azadi'ye göre 2015 yılındaki nükleer anlaşma döneminden farklı olarak İran bugün uluslararası enerji dengelerinde çok daha güçlü bir pazarlık kozuna sahip.

 

"Protestolar ekonomiyle başladı, yabancı müdahaleyle yön değiştirdi"

 

İran'da yaşanan protestolar da toplantının önemli başlıklarından biri oldu.

 

Dr. Azadi, ilk gösterilerin ekonomik sıkıntılar nedeniyle başladığını
 

Ancak daha sonra olayların dış istihbarat servislerinin etkisiyle farklı bir boyuta taşındığını ifade etti.

 

Azadi;

  • İsrail,
  • CIA,
  • Mossad
     

başta olmak üzere yabancı unsurların gösterileri silahlı kalkışmaya dönüştürmeye çalıştığını belirtti.

 

İran güvenlik güçlerinin başlangıçta ekonomik taleplere sert müdahalede bulunmadığını belirten Azadi, silahlı saldırılar başladıktan sonra devletin güvenlik tedbirlerini artırdığını söyledi.

 

"Ölü sayıları üzerinden propaganda yapıldı"

 

Gösteriler sırasında hayatını kaybedenlerin sayısıyla ilgili uluslararası raporları da eleştiren Azadi, Batılı medya kuruluşlarının rakamları sürekli artırdığını söyledi.

 

İran yönetiminin tüm ölenlerin isimlerini kamuoyuna açıkladığını belirten Azadi, resmi sayının yaklaşık üç bin kişi olduğunu ifade etti.
 

Batı medyasında dile getirilen on binlerce ölü iddiasının gerçek dışı olduğunu açıkladı.

 

“ABD ekonomik savaş yürütüyor”

 

Azadi, yalnızca askeri değil ekonomik savaşın da sürdüğünü ifade etti.

ABD Hazine Bakanlığı yetkililerinin döviz piyasasına müdahale ettiklerini açıkladığını söyleyen Azadi, İran ekonomisine yönelik baskının kasıtlı olarak artırıldığını belirtti.

Buna rağmen İran'ın ekonomik direncini koruduğunu ifade etti.

 

Ali Hamaney'in yaşamı örnek gösterildi
 

Toplantıda İran Lideri Ayetullah Ali Hamaney'in yaşam tarzı da gündeme geldi.
 

Azadi, savaş öncesinde Hamaney'e güvenli sığınağa geçmesi yönünde tavsiyeler yapıldığını ancak bunu kabul etmediğini anlattı.
 

Hamaney'in,
 

"Halkın sahip olmadığı imkânı kullanamam."

 

diyerek günlük yaşamını sürdürdüğünü aktaran Azadi, İran liderinin sade yaşam tarzını koruduğunu söyledi.

Çocuklarının da herhangi bir ticari faaliyet yürütmediğini ve din adamı olarak hayatlarını sürdürdüklerini ifade etti.

 

Suriye politikası: "Yeni yönetime temkinli yaklaşıyoruz"
 

Gazetecilerin Suriye sorularını da yanıtlayan Azadi, İran'ın temel hedefinin bölgede yeni bir savaş istememek olduğunu belirtti.

 

Beşşar Esad döneminde İran'ın Hizbullah ve Filistin direniş gruplarına lojistik destek sağlayabildiğini söyleyen Azadi, yeni yönetimin Batı etkisine açık olduğunu düşündüklerini dile getirdi.

 

Bununla birlikte İran'ın Suriye ile diplomatik ilişkileri tamamen koparmak istemediğini ifade etti.

 

Türkiye ile ilişkiler: "Ortak noktalarımız daha fazla"
 

Türkiye-İran ilişkilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Azadi, iki ülkenin bazı bölgesel konularda farklı düşündüğünü ancak stratejik iş birliğinin sürdüğünü söyledi.

Ticaret, enerji ve güvenlik alanlarında iş birliğinin devam ettiğini belirten Azadi,

"Türkiye ile İran'ın ortak noktaları, görüş ayrılıklarından daha fazladır."

ifadelerini kullandı.

 

"İran Türkiye'den tehdit beklemiyor"
 

Azadi, İran'ın Ankara Büyükelçisi'nin daha önce yaptığı değerlendirmeye de atıfta bulunarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın görevde olduğu sürece Türkiye'den İran'a yönelik askeri bir tehdit beklemediklerini söyledi.
 

İki ülkenin bölgede istikrarın korunması konusunda ortak çıkarları bulunduğunu belirtti.

 

Sosyal medya ve kültürel dönüşüm eleştirisi

 

Toplantının son bölümünde sosyal medya platformlarının toplum üzerindeki etkisi de değerlendirildi.
 

Azadi, özellikle TikTok ve benzeri platformların aile yapısını ve geleneksel değerleri dönüştürmeye yönelik küresel projelerin parçası olduğunu ifade etti.
 

İran'da tesettür tartışmalarının yalnızca sosyal medya ile açıklanamayacağını belirten Azadi, kültürel dönüşümün uzun yıllardır devam eden bir süreç olduğunu söyledi.

 

"Türkiye ve İran birlikte hareket ederse İslam dünyası kazanır"

 

Toplantının sonunda iki ülkenin geleceğine ilişkin mesaj veren Dr. Foad Azadi, Türkiye ile İran'ın rekabet yerine iş birliğini artırmasının tüm bölgeye katkı sağlayacağını ifade etti.

 

Özellikle ekonomi, bilim, teknoloji ve kültürel alanlarda geliştirilecek ortak projelerin İslam dünyasının güçlenmesine katkı sunacağını belirten Azadi, Batılı ülkelerin iki ülke arasındaki sağlıklı rekabeti çatışmaya dönüştürme çabalarına karşı dikkatli olunması gerektiğini sözlerine ekledi.

İlgili Video